Masalsı evlerin arasında Küçük Vendik sokaklarında kanal boyunca ilerlerken kartpostal manzaralık yerler göreceğiz. Colmar, Orta Çağ'dan kalma dokusunu korumuş olmasıyla ziyaretçilerine zamanda yolculuk hissi yaşatıyor. Colmar, kendi başınıza keşfetmek için ideal, şirin ve yürümesi keyifli bir şehir.
Öncelikle bu yaptığım gezi Alsas bölgesi için bir gezi değil. Sadece Colmar'ı merak ettiğim için colmar'ı içeren bir gezi. Yani Bursa'yı merak eden bir turist nasıl ki MARMARA bölgesini anlatmazsa ben de size bu yazımda Alsas'ı anlatmayacağım. ancak internet ortamında gitmeden Alsas'ı anlatan rehber yazılarının da bolca olduğunu gördüm. Bakın Alsas ufak bir bölge değil. Bu yüzden Colmar rehberinde böyle bir içerikle karşınızda değilim. Ben Colmar'a Basel'den trenle ulaştım. 1,5 saatten biraz daha kısa sürede hızlı trenle seyahat ediyorsunuz. Colmar yoğun turist alan bir şehir. Genelde insanlar kışın gidiyor noel zamanı ancak ben bahar sonunda gitmeyi tercih ettim. Aslında yazın da okullar kapanınca oldukça yoğun oluyor Colmar. Noel zamanında süslemeler çok güzel oluyormuş.
Yukarıda youtube kanalımda yayında olan Colmar videomu izleyerek daha geniş bilgieye sahip olabilirsiniz. Kendi Gezen rehberiniz olarak blog sitem üzerinde gitmediğim hiç bir yer hakkında paylaşımda bulunmuyorum. Gittiğim yerlerde ise yerel gibi yaşamak için geziyorum ve sizin için gezi notları hazırlıyorum. İşte Colmar'ı kendi başınıza gezmek için kendi rehber notlarım.
Türkiye'den Colmar'a direkt uçuş bulunmuyor. Bu nedenle en yaygın ve mantıklı ulaşım seçenekleri şunlar: Basel EuroAirport (Basel-Mulhouse-Freiburg Havaalanı) Üzerinden: İstanbul'dan Basel'e direkt uçuşlar bulunuyor (Türk Hava Yolları, Pegasus). Basel Havaalanı'na indikten sonra Fransa kapısından çıkarak 11 numaralı otobüsle Saint Louis Tren İstasyonu'na (yaklaşık 7-10 dakika, 2.5 Euro) oradan da trenle Colmar'a (yaklaşık 50 dakika, 15-17 Euro) ulaşabilirsiniz. Basel'den Ulaşım: Basel SBB Tren istasyonundan alacağınız biletle trenle Colmar'a (yaklaşık 1saat 20 dakika) ulaşabilirsiniz. Colmar Tren İstasyonu'nun resmi aşağıda yer almaktadır.
Colmar'ın tarihi merkezi oldukça kompakt ve yürüyerek keşfetmek için idealdir. Arnavut kaldırımlı sokaklarında kaybolmak ve her köşesindeki sanatsal yapıları incelemek en keyifli yoldur. Şehir içinde toplu taşıma araçları (otobüs) olsa da, tarihi merkezin büyük bir kısmına yürüme mesafesinde olduğu için çok fazla ihtiyaç duymazsınız. Ancak tren istasyonunda indiğinizde çıkışta sizi büyük bir yuvarlak havuz karşılayacak. Havuzun sağ tarafından ilerlediğinizde küçün beyaz mini otobüsler göreceksiniz. Bunlar Colmar'ın küçük venedik tarihi alanına sizi ücretsiz götüren shuttle araçları. Aynı şekilde dönüşte de sizi tren istasyonuna kadar ücretsiz getiriyorlar. Tren istasyonunun dışındaki alan otobüslerin terminali olarak kullanılıyor ve çevre yerleşimlere giden otobüslerin durakları bu terminalde bulunuyor.
Colmar denilince en ünlü ve masalsı bölgesi Küçük Venedik (Petite Venise) olarak bilinmektedir. Colmar'da gezilecek yerler listemin en başında burası vardı ve Colmar gezime Küçük Venedik'ten başladım. İtalya'daki Venedik'i andıran kanalları, rengarenk evleri ve çiçeklerle süslü köprüleriyle sizi zamanda yolculuğa çıkarıyor. Ben ilk baharda gittiğim için çok keyif aldım. Fotojenilk olmasamda güzel bir kaç kare fotoğrafım var Petite Venice hatırası. Ressam olsam buradan hiç ayrılmadan bir çok tablo yapardım diye düşündüğüm oldu kanal kenarında bir cafede kahve içerken. Öyleki Colmar'ın her köşesi ayrı güzellikteyken Petite Venise bir film platosu gibi. Film yapımcısı olsam (yani para yok da hayaller var) burada ne filmler çekilir diye düşünmeden edemedim. Ben Petite Venise'i çok beğendim. Hatta hiç ayrılmak istemediğim yerler arasında en üstlerde bulunuyor benim için.
Paris youtube videolarımı izleyenler ve youtube kanalımı takip edenler bilir, bu heykelin bir kopyası da Paris'te vardı. Onu da youtube üzerinde göstermiştim. Colmar'da da karşımıza çıkıyor. Peki neden Colmar'da da bu heykeli görüyoruz. Özgürlük Heykeli'nin orjinali New York'ta. Ama bu heykeli tasarlayan heykeltıraş Frédéric Auguste Bartholdi, 1834 yılında Colmar'da doğmuştur. Yani aslında Colmar'ı önemli yapan bir başka tarih sayfasının içerisindeyiz. Frédéric Auguste Bartholdi'nin ölümünün 100. yıl dönümünü anmak amacıyla 2004 yılında Özgürlük Heykeli'nin kopyası Colmar'a da dikiliyor. Hem Bartholdi'yi onurlandırmak hem de dünyadaki en ünlü sanat eserlerinden biri olan Özgürlük Heykeli'ni hafızalarda yaşatmak için güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Kopyası olan heykel 12 metre yüksekliğinde yani orjinal heykelin dörtte biri boyutunda yapılmış. Colmar'a kuzeyden giriyorsanız Route de Strasbourg yolu üzerindeki döner kavşakta bulunuyor. Petite Venise'den sonra gitmek mantıklı değilmiş. Ya önce burayı görüp Colmar'ı gezin ya da en son burayı görmek için gezi listenizi planlayın.
Özgürlük heykelinden bahsetmişken onun heykeltraşı olan Frédéric Auguste Bartholdi'yi anlatan bir müzenin Colmar'da olmaması imkansız. Burası Bartholdi'nin eserlerinin sergilendiği ev müzesi. Müze, pazartesi günü kapalı, diğer günler 10:00-12:00 ile 14:00-18:00 saatleri arasında açık. Aynı zamanda bu ev Bartholdi'nin doğduğu ev. Müze giriş fiyatı 6 Euro. Ailenin kullandığı eşyaları, Bartholdi'nin kişisel eşyalarını ve hatıralarını, çizimlerini, resimlerini görebilirsiniz.
Colmar Eski Şehir, özenle korunmuş, çok eski ve çok renkli yarı ahşap, taş ve gösterişli binalardan oluşuyor. Petite Venise'den ilerleyince solda kalıyor. Yürüme mesafesinde 5-10 dk içinde ulaşabilirsiniz. Zaten gezinize Küçük Venedik'ten başlarsanız binalar birbirine benzediği için Old Town'a farkında olmadan ulaşacaksınız.Burada birbirinden güzel pastaneler var. Bazıları yaptıkları ürünleri ikram da ediyorlar. Gerçekten keyifli vakit geçireceğiniz dükkanlar bulunuyor. Her sokağı ayrı bir güzellikte. 2 saat içinde tüm sokaklarını gezebilirsiniz.
St. martin kilisesi, Colmar’ın tarihî şehir merkezinde yer alan büyük bir Gotik tarzı kilisedir. Kilise Orta Çağ'dan kalmadır. Kilisenin içi de dışı da eşsiz görünüyor. Hayranlıkla izliyorsunuz. Çanlarının çaldığı ana denk geldim tam önündeyken. Çan sesleriyle birlikte sizi Orta Çağ'a götürüyor sanki. Burası hala aktif olarak kullanılıyormuş. Dışarısı güneşliken ben içeri girdim ve bir anda bir karanlık karşılıyor sizi. Belirli bir süre sonra alışıyorsunuz bu karanlığa. Eğer öğle saatlerinde gölge ararsanız da kilisenin batı tarafında gölgeli bir park var. Yalız her ne kadar turistik bir yer olsada kilise duvarlarında "etrafınnızdaki yankesiciler dikkat edin" yazıları vardı. Kilisenin içerisi de serindi. Sıvak bir günde giderseniz doğal klima gibi geliyor.
Maison des Têtes, 1609 yılında yapılmış ve dış cephesinde bir çok kafa figürü bulunmaktadır. Burası günümüzde hotel ve restaurant hizmeti vermektedir. Okuduğum her yerde mükemmel bir yer diyordu ama bana mükkemmelden çok korkutucu ve ürkütücü bir yer olarak geldi. Böyle bir yerde yemek yemek yada konaklamak anccak korku filmi ve gerilim olaylarınnı sevenler için geçerli sanırım. Bana ilk gördüğüm andan itibaren son derece itici gelen bir yer. Yani ne maksatla yapılmış bilemem ama ilginç mi derseniz, evet ilginç. Orta Çağ döneminde zaten bu tarz yapılar yapılıyormuş. Ben gerçek kafataslarından yapılmış kiliseler de görmüştüm. Ama bu tarz yapılar benlik bir yer değil. Meraklıları için gezi rotalarında olması gerekn bir yer.
Maison Pfister evi, 1537'de inşa edilmiş ve 1577'de eklemeler yapılmıştır. Ev günümüzdeki adını 1841-1892 yılları arasında burada yaşayan Pfister ailesinden almaktadır. Evin dış cephesinde dini figürler ve adeleti temsil eden figürler bulunmaktadır. Colmar'daki sembol yerlerden biri olmuş. Binanın altında şarap satan bir dükkan bulunmaktadır. Şarap tadımı da yaptırıyorlar. Şarap tadımı da yaptırıyorlar. Sanırım turistler ve ziyaretçiler evden daha çok bedava şarap tadımı yapmak için burayı tercih ediyorlar.
Müze o kadar büyük olmasa da içinizdeki çocukluğu yaşatacak ve bizi çocukluğumuza götürmek için yeterli donanıma sahip. Ben treni çok beğendiim. Ekstra bir rehbere ihtiyacınız yok. 1 saat içinde bu küçük müzeyi gezebilirsiniz. Kukla gösterisi de yapıldığını duymuştum ama ben 1 saatten fazla kaldım, her hangi bir gösteri göremedim. Çocukluğumdaki bazı oyuncakları görmek duygulandırıyor. Vay be zaman ne kadar hızlı geçmiş diyorsun. Çocuklarla gidecek olanlar için burada güzel vakit geçireceğinize emin olun.
Yerel ürünleri görebileceğiniz semt pazarı gibi ancak içeride yemek de yiyebiliyorsunuz. Mezeler, makarnalar, pizzalar, taze fırın ürünler mevcut. Eğer Fransız peynirlerini denemek isterseniz fırından taze ekmek alıp başka bir yerden de peynir alıp güzel bir kahvaltı yapabilirsiniz. Ccolmar'da yaşamadığım için alışveriş yapmaya buraya gelmedim. Ancak el yapımı makarnalar görünce fiyatı da Türkiye'deki makarnalar ucuz olunca almadan edemedim. Ayrıca meze ve peynir tadımı yaptım. İçerde oturup yemek yiyeceğiniz masalar da var. Ayrıca yurt dışına çıktığınızda meyve yemek sorun oluyor. Hazır pazara gelmişken meyve de aldım. Fiyatlarda pazarda çok uygun du gerçekten. Pizza menüler 8,90 Euro ve bunun yanında içecek ile tatlı da bulunuyor.
Vize: Colmar Fransa'da olduğu için Schengen vizesi gerekmektedir. Schengen vizeniz yoksa uçakla Basel- Mulhouse havalimanına erişiminiz olmayacaktır.
Yeme İçme: Alsace bölgesi, gastronomik açıdan zengin bir mutfağa sahiptir. Yöresel lezzetleri (örneğin flammekueche, choucroute) ve şarapları denemeyi unutmayın. Öğle ve akşam yemeği saatleri belirli olduğundan (genellikle 12:00-14:00 ve 19:00-21:30 arası), rezervasyon yaptırmak bazı popüler mekanlarda yer bulmak için faydalı olabilir.
Ziyaret Zamanı: Colmar her mevsim güzel olsa da, özellikle Noel pazarları döneminde (Kasım sonu - Aralık) masalsı bir havaya bürünür ve çok popüler olur. Bu dönemde otel ve uçak rezervasyonlarınızı erkenden yapmanız önemlidir. Ancak bahar aylarında da daha sakin olacağı için kalabalık olmadan Colmar'ı tercih ederseniz, göreceğiniz çoğu yeri daha sakin gezme imkanınız olacaktır.
Çevre Köyler: Colmar'a gitmişken, Alsace Şarap Yolu üzerindeki diğer şirin köyleri (Eguisheim, Kaysersberg, Riquewihr gibi) ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Araç kiraladıysanız bu köylere ulaşım kolay olacaktır. Araçsız gezmek isteyenler için Noel pazarları döneminde Colmar'dan kalkan özel otobüs seferleri de bulunuyor. Yaz döneminde ne yazık ki kendi imkanlarınızla gitmeniz gerekmektedir.
Colmar, Kendi Gezen rehberliğinde kasabayı keşfederken bile kaybolmaktan keyif alacağınız, her köşesinde ayrı bir güzellik saklayan bir şehir. Şimdiden iyi eğlenceler!