Bağımsız Seyahat ve Gezi Rehberi
Türkiye ve dünya rotaları, günlük gezi planları ve kişisel seyahat deneyimleri.
Doğu ile Batı’nın bu büyülü buluşma noktası, minarelerinden çok daha fazla birinci sınıf görülmeye değer cazibe merkezine sahip.
İstanbul; gezmek için günlerin, hatta haftaların bile yetersiz kalacağı muhteşem bir şehir.
İstanbul, sahip olduğu özel coğrafi konumu nedeniyle tarih öncesi çağlardan beri tercih edilen bir yerleşim yeri olmuştur.
Amasya gezilecek yerler listesiyle Kral Kaya Mezarları'nı, Yeşilırmak kenarındaki Yalıboyu Evleri'ni ve Aynalı Mağara'yı keşfedin. Güncel Amasya gezi rehberi kendigezen.net'te!
Yeşilırmak’ın iki yakasına nazlı nazlı kurulmuş, arkasında yükselen heybetli kayalıkları ve binlerce yıllık tarihiyle Amasya; adımınızı attığınız ilk andan itibaren sizi büyüleyen, adeta bir açık hava müzesini andıran muazzam bir şehir. Osmanlı döneminde şehzadelerin yetiştiği bu köklü topraklar, Karadeniz’in yeşili ile Anadolu’nun kadim kültürünü harika bir dengede birleştiriyor.
Bu kez seyahat rotamı; nehir kenarında sıralanan ahşap konaklarıyla, dağların bağrına oyulmuş kralların mezarlarıyla ve efsanelere konu olan aşk hikayeleriyle Amasya gezisi için bu masalsı şehre çevirdim.
Amasya’nın tam merkezinde, Harşena Dağı’nın dik kayalıklarına oyulmuş olan Kral Kaya Mezarları, M.Ö. Pontus Krallığı dönemine kadar uzanan büyüleyici bir tarih sunuyor. Dünyanın en etkivalıcı kaya mezarı örneklerinden biri olan bu yapıların yanına kadar tırmanmak biraz efor istese de, zirveden göreceğiniz panoramik Amasya manzarası tüm yorgunluğunuza değiyor.
Yeşilırmak kenarında yan yana dizilmiş, Osmanlı sivil mimarisinin en zarif örneklerini sunan Yalıboyu Evleri, Amasya’nın kartpostallık simgesidir. Ahşap çatkılı, kiremit çatılı bu geleneksel konakların nehre vuran yansımaları fotoğraf tutkunları için tam bir görsel şölen. Bu konakların birçoğu günümüzde butik otel, müze ve yerel kafe olarak hizmet veriyor.
Harşena Dağı’nın en tepe noktasında yer alan Amasya Kalesi, dik ve sarp kaya blokları üzerine kurulmuş heybetli bir savunma yapısı. Hititler döneminden başlayıp Pontus, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde de aktif olarak kullanılan kalede sarnıçlar, zindanlar ve tarihi kale surları yer alıyor.
Osmanlı tarihine meraklı her gezgin için Amasya’nın yeri ayrıdır. Yüzyıllar boyunca Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi imparatorluğun kaderini belirleyen devasa isimler, devlet yönetmeyi ilk kez bu topraklarda, Yeşilırmak’ın kıyısında öğrenmiştir. Amasya’ya yolum düştüğünde, şehrin bu köklü geçmişini en yakından hissetmek adına ilk durağım Amasya Şehzadeler Müzesi oldu.
Yeşilırmak kıyısında, geleneksel ahşap dokusuyla yükselen eski bir Osmanlı konağının restore edilmesiyle hayat bulan bu müze, sadece nesnelerin sergilendiği klasik bir sergi alanı değil; adeta zamanda bir yolculuk tecrübesi sunuyor.
Konağın ahşap kapısından içeri adım attığınız andan itibaren sizi geçmişin o ihtişamlı atmosferi karşılıyor. Müze iki kattan oluşuyor ve içeriye adım atar atmaz Yeşilırmak’ın o hafif esintisi ile konağın nostaljik ahşap kokusu birbirine karışıyor.
Müzenin en dikkat çekici ve etkileyici kısmı şüphesiz ki Amasya’da valilik (sancak beyliği) yapmış şehzadelerin ve tahta çıkan sultanların balmumu heykelleri. Heykeller o kadar detaylı ve gerçekçi işlenmiş ki, şehzadelerin gözlerindeki o kararlılık ve liderlik ifadesini çok net hissedebiliyorsunuz.
Amasya denince akla gelen en güzel efsanelerden biri de şüphesiz Ferhat ile Şirin’in ölümsüz aşkıdır. Ferhat’ın Şirin’e kavuşabilmek adına kayaları delerek şehre su getirdiği rivayet edilen tarihi su kanalları bölgesinde kurulan bu müze, hem bu efsaneyi hem de dünya edebiyatındaki ünlü aşk hikayelerini interaktif bir şekilde ziyaretçilere aktarıyor.
Amasya sokaklarında adımlarken, şehrin o kendine has tarihi dokusuna hayran kalmamak elde değil. Ancak Yeşilırmak’ın yanı başında yükselen II. Bayezid Külliyesi’nin kapısından içeri girdiğim an, şehrin ritmi bir anda yavaşladı ve yerini derin bir huzura bıraktı.
I. yüzyılın sonlarında, Sultan II. Bayezid’in talimatıyla inşa ettirilen bu muazzam yapı; sadece bir ibadethane değil; camisi, medresei, imareti ve türbe bölümleriyle Osmanlı’nın sosyal ve mimari anlayışını tek bir çatı altında toplayan devasa bir kompleks.
Amasya şehir merkezine yaklaşık 3 km mesafede bulunan Aynalı Mağara, kaya mezarları arasında işçiliği ve yapısı ile en çok dikkat çekenlerden biridir. Güneş vurduğunda dış yüzeyinin bir ayna gibi parlamasından dolayı bu adı alan mağaranın içerisinde Hellenistik dönemden kalma freskler ve işlenmiş pano detayları yer alır.
Amasya’nın buram buram tarih kokan sokaklarında, şehzadelerin izini sürüp külliyelerin manevi havasını soluduktan sonra sıra biraz doğanın kucağında nefes almaya geldi. Şehrin o büyüleyici tarihi atmosferine kısa bir mola verip rotamı Taşova ilçesinde yer alan Borabay Gölü’ne çevirdim.
Virajlı orman yollarını aşıp gölün kıyısına ulaştığımda karşılaştığım manzara, kelimenin tam anlamıyla saklı bir doğa mucizesiydi. Etrafını saran sık ormanlar, suya yansıyan muazzam yeşil tonları ve ciğerlerinize dolan o çam kokulu temiz hava, yol yorgunluğunu bir anda unutturuyor.
Amasya’ya hava, kara veya demir yoluyla rahatlıkla ulaşabilirsiniz. Tercih edeceğiniz ulaşım türüne göre bilmeniz gereken detaylar şunlar:
⌦ Bana Mesaj Gönderin
Admin onayı olmadan yorumlar yayınlanmaz.