Bağımsız Seyahat ve Gezi Rehberi
Türkiye ve dünya rotaları, günlük gezi planları ve kişisel seyahat deneyimleri.
Doğu ile Batı’nın bu büyülü buluşma noktası, minarelerinden çok daha fazla birinci sınıf görülmeye değer cazibe merkezine sahip.
İstanbul; gezmek için günlerin, hatta haftaların bile yetersiz kalacağı muhteşem bir şehir.
İstanbul, sahip olduğu özel coğrafi konumu nedeniyle tarih öncesi çağlardan beri tercih edilen bir yerleşim yeri olmuştur.
Van gezilecek yerler ve tarihi mekanlar listesiyle Doğu'nun incisini keşfedin! Akdamar Adası'ndan Van Kalesi'ne, meşhur Van kahvaltısından tarihi yapılara uzanan detaylı gezi rehberi kendigezen.net'te.
Yıllardır Türkiye’nin dört bir yanını gezen biri olarak Doğu Anadolu’nun atmosferi beni her zaman ayrı bir heyecanlandırmıştır. Ancak Van’a adım attığınız an hissedilen o tarihi derinlik ve doğanın ihtişamı bambaşka. Kadim Urartu medeniyetine başkentlik yapmış, Anadolu ile Kafkasya ve İran kültürünün kesiştiği bu kadim şehir; heybetli kalesi, gölün tam ortasındaki tarihi adası ve kendine has lezzetleriyle tam anlamıyla bir açık hava müzesi.
Bu rehberde, "Van gezilecek yerler" arayışında olanlar için şehri hem bir gezgin gözüyle hem de adım adım planlanmış detaylı bir rota ile derledim. İster hafta sonu kaçamağı yapın ister Doğu turunun bir durağı olarak değerlendirin; Akdamar'ın mavi sularından Van Kalesi'nin gün batımına kadar unutulmaz bir deneyim sizi bekliyor. Hazırsanız, Van gezilecek yerler ve tarihi mekanlar rehberimize başlıyoruz!
Van denince akla gelen ilk simge kesinlikle Van Kalesi. Urartu Kralı I. Sarduri tarafından M.Ö. 9. yüzyılda sarp bir kaya kütlesi üzerine inşa edilen bu heybetli kale, yüzyıllar boyunca şehri korumuş.
Kaleye çıkarken biraz tırmanmanız gerekiyor ama yukarı ulaştığınızda karşılaştığınız manzara tüm yorgunluğunuzu alıyor. Özellikle gün batımına yakın bir saatte giderseniz, Van Gölü’nün (yerlilerin deyimiyle Van Denizi’nin) üzerine düşen kızıllığı izlemek muazzam bir keyif. Kale çevresindeki Urartu kral mezarları ve çivi yazılı kitabeler de tarihe meraklı olanların kaçırmaması gereken detaylar.
Van Gölü'nün içindeki en popüler ada olan Akdamar, üzerindeki 10. yüzyıldan kalma Ermeni Kilisesi (Kutsal Haç Kilisesi) ile ünlü. Gevaş ilçesinden kalkan teknelerle yaklaşık 20 dakikalık bir yolculukla adaya ulaşabiliyorsunuz.
ekne turunun kendisi bile ayrı bir huzur veriyor. Adaya vardığınızda kilisenin dış cephesinde yer alan taş kabartmalar dikkat çekiyor; Kutsal Kitap’tan sahneler, hayvan figürleri ve bitkisel motifler inanılmaz bir ustalıkla işlenmiş. Bahar aylarında giderseniz badem ağaçlarının çiçek açmasıyla ada tam bir görsel şölene dönüşüyor.
Van merkezine yaklaşık 80 km uzaklıkta bulunan Muradiye Şelalesi, Bend-i Mahi Çayı üzerinde yer alıyor. Yaklaşık 15-20 metre yükseklikten dökülen suları ve etrafındaki kanyon yapısıyla doğaseverler için harika bir durak.
Şelalenin üzerine kurulan asma köprüden yürümek hem heyecanlı hem de fotoğraf çekmek için harika bir açı sunuyor. Yazın serinletici coşkusu bir yana, kışın gidenlerin aktardığına göre donan şelale adeta bir pamuk kale görüntüsü oluşturuyormuş. Doğa yürüyüşü ve mola vermek için rotanıza mutlaka ekleyin.
Gürpınar ilçesinde, Van-Hakkari yolu üzerinde dik bir kayalık üzerine kurulu olan Hoşap Kalesi, Orta Çağ’dan kalma bir mahalle kalesi görünümünde. Mahmudi Süleyman Bey tarafından 1643 yılında yaptırılan kale, dış surları ve süslü kapısıyla oldukça görkemli.
Uzaktan bakıldığında adeta bir Game of Thrones sahnesini andırıyor. Sarp kayaların üzerine o dönemde bu kadar sağlam bir yapının nasıl inşa edildiğine şaşırıyorsunuz. İçeri girdiğinizde eski zindanlar, gözetleme kuleleri ve bey konutunun kalıntıları arasında dolaşırken zaman tüneline girmiş gibi oluyorsunuz.
Van Kalesi’nin hemen arkasında yer alan yeni Van Müzesi, bölgenin zengin tarihini anlamak için ilk uğranması gereken yerlerden biri. Dünya üzerindeki en zengin Urartu koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.
Açıkçası beklediğimden çok daha modern ve interaktif bir müze ile karşılaştım. Urartu takıları, savaş aletleri, tabletler ve etnografik eserler harika bir ışıklandırma ile sergileniyor. Tarih meraklısıysanız burada en az 2 saatinizi rahatlıkla harcayabilirsiniz.
Gevaş ilçesinde yer alan bu yapı, 14. yüzyılda Melik İzzeddin tarafından kızı Halime Hatun için yaptırılmış. Kümbetin hemen yanında ise tarihi Selçuklu mezar taşları bulunuyor.
Geometrik işlemeleri ve taş işçiliği ile Selçuklu mimarisinin inceliklerini sunan çok estetik bir yapı. Arka plana heybetli Artos Dağı'nı alarak çekilen fotoğraflar oldukça etkileyici duruyor.
Kümbetin hemen çevresinde yükselen tarihi Selçuklu mezar taşları ise insana ayrı bir huşu ve derinlik hissettiriyor. Her biri birer sanat eseri niteliğindeki bu dikili taşlar; üzerlerindeki ayetler, geometrik desenler ve ince ustalıkla aslında sadece birer mezar taşı değil, dönemin kültürünü ve estetik anlayışını bugüne taşıyan birer tarih abidesi.
Kümbeti ön plana alıp, arkadaki karlı ve heybetli Artos Dağı ile Van Gölü'nün turkuaz renklerini birleştirdiğinizde ortaya çıkan manzara kelimenin tam anlamıyla nefes kesici. Fotoğraf tutkunları için günün ilk ışıkları veya gün batımına yakın saatler, taşın üzerindeki detayları ve gölgeleri yakalamak adına en doğru zaman.
Van’a kadar gelip de bu şehrin simgesi, dünyada eşi benzeri olmayan o zarif dostlarımızı görmeden dönmek elbette düşünülemezdi. Ziyaret rotama eklediğim ve beni çocukça bir neşeyle dolduran duraklardan biri de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi bünyesindeki Van Kedi Villası oldu.
Bilmeyenler için söyleyeyim; burası sadece bir turistik ziyaret noktası değil, aynı zamanda nesli tehlikede olan safkan Van kedilerinin genetik mirasını korumak, üretilmelerini ve sağlıklı bir şekilde yaşamalarını sağlamak amacıyla kurulmuş çok özel bir araştırma ve uygulama merkezi. Villadan içeri adım attığınız anda, bembeyaz ipeksi tüyleri, büyüleyici bakışları ve bir gözü mavi, diğer gözü kehribar renkli o meşhur gözleriyle sizi karşılayan onlarca sevimli dostumuzla karşılaşıyorsunuz.
Merkezde kedilerin rahatı ve mutluluğu için her şey düşünülmüş. İçerisinde özel bakım alanları, havuzlar (evet, Van kedilerinin suyu ve yüzmeyi çok sevdiğini burada bir kez daha hatırlıyorsunuz!), oyun odaları ve bahçeler yer alıyor. Hatta yeni doğan minik yavruların kaldığı kreş bölümü tam anlamıyla iç eriten cinsten!
Van gezinizi tamamlamadan önce mutlaka yapmanız gereken iki şey var:
⌦ Bana Mesaj Gönderin
Admin onayı olmadan yorumlar yayınlanmaz.